Müge Şenel

28 Kasım 2016 Pazartesi

Matem-13

Bu kaçıncı matemim üstat? Daha kaç kere anlatmam lazım? Yıllarımı harcadığım şeyleri dakikalara sığdırmamı istiyorsun ya... El insaf... Yürek bendeki de. Mangal kadar demek isterdim ama, küçüldü, dağıldı, un ufak oldu artık... Ondandır içimde bir şey tutamayışım. Sabrım da taştı taşacak. Neyi nereye koyduğumu, koyacağımı unutuyorum üstat... Yoluna ufacık yüreğim feda olsun, yol göster bana! Yolun, yolum olsun. Nasıl seviyorduk, seviliyorduk onu bile unuttum. Sevgi yüreğe sığmaz derdin, benimkine hiç sığmaz. Yüreğin kocaman derdin, övünülecek tek şeyim buydu belki, şimdi o da yok, ben ne yapacağım üstat? Ne şiir olabiliyorum, ne öykü... İki arada bir derede, akıntıya ters yüzmeye çalışıp boyumdan büyük sular yutuyorum, boğuluyorum. Yirmi dört saatlik günün, sekizini uyuyarak, on ikisini kendi drama sahnemde rolden role girerek, kalan dört saatimi başı boş dolaşarak geçiriyorum. Ne geriye dönebiliyorum, ne ileriye gidebiliyorum. Gözlerin köreldikten sonra, ufkun açık, menzilin geniş olsa ne olur? Yüreğin daraldıktan sonra, oraya sevgi uğrasa ne yazar? Tut elimden üstat, çıkar beni bu yalnızlığın içinden...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder