Müge Şenel

1 Ekim 2016 Cumartesi

Matem-11

Yarım kalmış cümlelerin sonuna zorla iliştirilmiş üç noktayım ben.
Asla ağza alınmayacak kelimelerin biçare korkusu...
Sevgisini haykıramayanların alçak gönüllü kabullenişi...
Sait Faik'in lüzumsuz adamı, Ali Teoman'ın zümrüdüankası, Kafka'nın Milena'sı, Goethe'nin Werther'iyim.
Keşkelerin umursanmayan gururu...
Pişmanlıkların mecburi bakışı...Vapurdan kendini denize bırakıvermek isteyen, hislerini hem en dipte hem de en dorukta yaşayan, mektuplara sığamayıp taşan, aşkı acıyla perçinleyip yüreğinin omuzlarına yükleyen bir düşkünüm.
Güzelin aşkını bekleyen çirkinin cam fanusunda son yaprağını dökene kadar bekletilen, küçük prensin narin ve kederli dostu... Boynu bükük nakışlarla beyaz masa örtüsüne işlenen gülüm.
Kapıların ardını gözleyen kalbin ritim bozukluğu...
Yıldızlı gecelerin derin uykusuzluğu...
Sensizliğin vardiyali bekçisiyim.
Seyrek yağmurların kararsızlığı, kışın küskün güneşi...
Kupkuru ve sessiz ağlayışların bitkinliğiyim.
Ses çatlamaları, baş ağrıları, rüya ve kabus arasındaki belli belirsiz geçişler...
Kimsesizliğin uzanamayan, dokunamayan elleriyim.
Daktiloya çekilemeyen şiirler...
Çocukluğun soğuk geceleriyim.
Kuşlara tutunan a'mak-ı hayal...
Hafiflemeyi bekleyen aşk hamalıyım.
Yaşar Kemal'den duydum, kuşlar da gitti...
Yalnız üç nokta kaldı geriye...


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder