Müge Şenel

3 Nisan 2016 Pazar

Matem-1

Ve bir devrin sonu geliyor, gözlerimden akan yaşları silemiyorlar, çaresiziz, sessiziz, biz olmaktan çıkıyoruz... Ben "ben" oluyorum artık, yalnızlaşıyorum. Fark etmiyorlar yanaklarımın masum ıslanışını, sağımdan ağlıyor, solumdan gülücük saçıyorum, derdimi paylaşamıyorlar. Söz vermiştik, kenetlenmiştik birbirimize, derin darbelerin karşısında tebessüm edince hafife alınıyorum, ruhsuzca karşılıyormuşum gibi yıkımları... Çağırıyorlar kibirli gözlerin karşısına, dipsiz alaycılık sarsıyor ruhumu, "neden" diyemiyorum, alacağım cevaplardan korkuyorum! Bildiğim sorular var, cevapları aşikar, çaresiz korkular, delice kıvranışlar var orada, bırakın gideyim, uğramayayım serin sulara, üşüyorum ben... Pişmanlık ve gurur mertçe çarpışamaz o meydanda, utanç verici sessizliklere katlanamam ben, bırakın destek olmayın bana, layıkıyla olmuyorsa... Uçarı hayaller uğruna harcamayın hayatımı, sınırlarımı zorlayamam daha fazla, ağzımın payına düşen parça çok büyük, yutamam, sindiremem, kaldıramam...

Demişti bana, sen üzüldüğünde üzüldükleri günlerden sonra, sen üzüldüğünde sevindikleri günler gelecek diye, haklıymış, kabullenmek zor. Ağlarsam duramam, sarsılır benliğim, ağlarsam ağlatırım, durduramam, bırakın gideyim... Tutmayın kolumdan, sarılmayın bana, teselli olmayan tesellilerinizi kendinize saklayın! Duymak istemiyorum yalanlarınızı. Öyle kolay ki gözlemleyerek yorum yapmak, tahminlerin sığ kıyısına olta sallamak, asla tutamayacağın balığa yem atmak... Rahat bırakın beni, açmayın ararsam, uzun sessizliklere bürünürüm sonra, bir şey demeden gideyim, konuşturmayın beni... Konuşmak, anlatmak istemiyorum, susmak istiyorum. Beraberce susalım, susarak anlayalım birbirimizi. Ağzımın payını aldım. Bırakın susayım, konuştuğum yeter.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder